Sayfalar

25.01.2016

KÜÇÜREK ÖYKÜLER II



CİNAYET
“Hoca, sen ne diyorsun bu işe?” dedi çayını karıştırırken, “nereye varacak bu işin sonu?”
“Bilemem,” dedim.
“Bak,” dedi, “hocam biz anlamayız, tahsilli değiliz senin gibi, ama bana soracak olursan, ben hepsini astırırım.”
“Kimleri astıracaksın?” dedim, “vuranları mı?”
“Hoccaa,” dedi her saldırıya geçişinde yaptığı gibi “C”leri ikileyerek, “laflarına dikkat et!”
“Vurulanı astıracak halin yok ya,” dedim.
Sigarasının izmaritini ezerek söndürüp kalktı masadan.



KÜS
“Niye hiç yazmadın?” dedi sanki hiçbir şey olmamış gibi.
“Niye yazayım ki?” dedim, “ben istenmediğimi anlarım. Ben sana ‘Bir daha yazma,” deseydim sen ne yapardın?”
“Yazmazdım,” dedi.
“Ben de öyle yaptım,” dedim.
“Hiç anlamıyorsun,” dedi.
“Neyi anlamam gerekiyor?” diye sordum.
“Anlamıyorsun işte,” dedi ve kalktı gitti.
Neyi anlamam gerektiğini hala bilmiyorum. Yoksa niye olsun içimdeki bu kavurucu merak.

PENCERE
“Gelen giden yok yine bugün,” derdi annem pencereden dışarı bakarak.
Penceremizden görünen sadece dağlardı.

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder